Sezgin YILMAZ

1- Sezgin Bey kendinizden bahseder
misiniz, Sezgin Yılmaz kimdir?
1973 yılında
Bayburt da doğdum.1974 den 1980 e kadar İzmir de yaşadık. Eğitim hayatımın
tamamı İstanbul da geçti.İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği
Bölümünü bitirdim.Yaklaşık 3 yıl kadar özel sektörde çalıştıktan sonra ilk
şirketimiz olan Denge Mühendisliği kurduk.Evliyim ,2 oğlum var.
2- Yaptığınız işten, şirketinizden ve
sektörünüzden, çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?
Yaptığımız
işleri özetleyecek olursak, mühendislik tasarım hizmetleri, enerji,
inşaat, ulaştırma sektörlerindeki fizibilite ve danışmanlık hizmetleri, ilgili
olduğumuz sektörlerdeki yabancı mümessillikler diye kategorize edilebilir. İlk
şirketimiz olan Denge Mühendislik enerji santralından stadyuma, limanlardan
büyük alıveriş merkezlerine kadar, büyük toplu konut projeleri, sanayi
tesisleri, metro ve raylı sistem projeleri gibi oldukça değişik sektörlerde
mühendislik hizmetleri veriyor… Rusya, Kazakistan, Ukrayna, Bulgaristan,
Litvanya, Hindistan, Cezayir, Türkmenistan gibi birçok ülkede yaptığımız
projeler ile nitelikli mühendislik hizmetleri sattığımızı
düşünüyoruz. Geçtiğimiz yıl kurduğumuz Artan İnşaat Yatırım ise enerji ve
ulaştırma sistemlerinde yapacağımız yatırımları altında toplayan bir çatı
olacak. Özellikle Raylı Sistem Ulaştırma Sektöründe ilgilendiğimiz ve ülkemize
teknoloji transferi sağlayacak bir yapılanma içersindeyiz.
3- İstanbul’daki önemli
işadamlarımızdansınız. “İstanbul’daki Bayburt” için nasıl bir gözlem
yapıyorsunuz, neler söylemek istersiniz.
Hatırlarsanız
geçen hafta BAYSİAD ın düzenlemiş olduğu kahvaltı programında da söylediğim
gibi,ben hemşehrilik ilişkilerini akrabalık ilişkilerine benzetirim. Herikiside
hazır ilişkilerdir, özel bir çaba harcanmadan kazanılır, değeri ne kadar
bilinir yorumunu sizlere bırakayım....İstanbul içersinde birçok şehri
barındırıyor. İnsanlar bu şehirde yakınlarından, akrabalarından,
arkadaşlarından, sosyal çevresinden ve en nihayetinde doğal müttefiki olan
hemşehrilerinden güç alıp hayata tutunuyorlar. Buradaki yaşam pratiği bize
gösteriyor ki, güçlü hemşehrilik ilişkileri, o hemşehri grubunuda her anlamda
güçlü kılıyor. Bir tesbitimi sizinle paylaşmak isterim, İstanbul da tanıdığımız
ve işlerinde başarılı olmuş Bayburtluların olduğunu görüyoruz ancak bu
başarıların dayanışmadan güç aldığını söylemek çok zor. Yani bizlerin
oluşturduğu dernekler vs. bizleri daha güçlü kılalmamış, herkes kişisel
kararları ve yetenekleri ile yada ilişkileri ile toplumda yer edinmiş. Bunun
aksi örneklerini gözlemlemek mümkün, gerek siyasi hayatta gerekse ticari
hayatta, karar mekanizmalarına ulaşmada, çaplarının çok ötesindeki konumlarda
olan hemşehri gruplarını kolaylıkla farkedebiliriz. İstanbul daki Bayburt
ise, maalesef olması gerektiğinin çok gerisinde.
4- Bayburt’la ilgili değerlendirmenizi
alabilir miyiz, Bayburtluya tavsiyeleriniz neler?
Söyleşinin başından da
anlaşılacağı gibi esasen hayatımın hiçbir dönemi Bayburt da geçmedi, tavsiye
değil de duygu paylaşımı diyebileceğim şeyler olabilir. Muhakkak dayanışma
cemiyetlere güven ve güç verir. Dayanışma ile büyüyenler kendilerini
cemiyetlerine karşı borçlu hissederler, borçlarını ödeme istekleri bir döngü
oluşturur, kuşaklar boyu sürer. Allah korusun sağlık sorununuz olsa muhakkak
sahasında en iyi birkaç hemşehriniz olur, şehrinizde mutlaka birkaç emniyet
müdürü, birkaç belediye başkanı, birkaç hakim, herkesin tanıdığı iş
adamlarınız, milletvekilleriniz, sanatçılarınız, gazetecileriniz, sporcularınız
ile gerçekten önemli bir cemiyet olmuşsunuzdur... Bunu başaran hemşehri
gruplarının olduğunu biliyoruz. Bence bunun iki sebebi var. İlki eğitim
ikincisi dayanışma. Sanırım ilk kuşaklar eğitime yeterince vurgu yapamadılar,
bizlerin bu konuda çok daha hassas davranması gerekir diye düşünüyorum.
a. Bayburt’un sosyal ekonomik ve
mümkünse siyasi yapısıyla ilgili değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Bayburt da
yaşamadığım için orayla ilgili değerlendirme yapmakta yetkin olduğumu
düşünmüyorum, ancak İstanbul da ki Bayburtluların bir bakıma orayı yansıttığını
varsayarak değerlendirmeler yapabiliriz. Aileden ilk aldığımız bilgiler, terbiye,
ahlak vs. kişiliğimizi de şekillendiriyor. Sanıyorum Bayburtlular olarak
hepimiz inançlı olmak, vatansever olmak, namuslu olmak, dürüst olmak, ahlaklı
olmak gibi muhafazakar değerlere yapılan vurgularla büyüdük. Bunun ekonomideki
yansıması çalışkan ancak yeterince iddialı olmamak olarak göze çarpıyor, aksi
halde İstanbul un en büyük konut üreticilerinin Bayburtlu olması gerekirdi
maalesef en iyi ve en eski olduğumuz sektörde dahi arzu edilen yerde
olamamışız. Ekonomide yeterli bir güç oluşturmayınca siyasette de yön veren
olunamıyor, hemşehrilerimiz bulunduğu siyasi partilerde olması gerektiği kadar
etkili noktalarda olduğunu söylemek zor. Şimdi bu söylediklerimiz ile iç
karartıcı bir tablo çiziyor olmak ta istemem doğrusu. Bayburtlu
hemşehrilerimin zekasının ,ahlakının ve duruşunun çok daha iyi noktalara
layık olduğunu düşünüyorum.
5- Sizde BAYSİAD ın önemli üyelerinden
birisisiniz. BAYSİAD ile ilgili değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Hayatım boyunca nerelisiniz sorusuna
çok büyük bir gurula cevap verdim, bu hepimizin ortak özelliğidir belki, herkes
memleketi ile övünür bizde bu duygu hat safhada gelişmiştir. Yalnız bir
konudaki eksikliğimizin giderileceğine dair ümidim çek zayıf idi, teşkilatlanamama
yada organize olamama. Daha önceki dönemleride bilemediğim için kimsenin
hakkını yemek istemiyorum ama bu dönem yapılanları derginizden takip
ediyorum, zaman zaman davetlere çağırıyorsunuz faaliyetlerinizi gözlemliyorum, açıkçası
memnuniyetle karşılıyorum. Bizleri de yüreklendiriyorsunuz. Bayburt
taki tarım ve hayvancılık konularındaki eğitim programınız her türlü
taktirin üzerinde, sizleri kutluyor ve başarılarınızın devamını diliyorum.




